Küba’da neden bu kadar çok eski otomobil var?

Aytek Soner ALPAN / 19.11.2020

Havana’yı tanımlayan bir resim yapmanız istense, unutmamanız gereken öğelerden biri kuşkusuz eski Amerikan otomobilleri olurdu. Havana’ya ayak bastığınızda bu klişenin ne derece gerçek olduğunu, bu herhangi bir abartı taşımadığını kendiniz de hemen fark ediyorsunuz. Kentsel dokunun özgün ve vazgeçilmez parçası olan bu arabalar, sizi hemen geçmişe götürüyor. 

Dolayısıyla, bir klasik otomobil tutkunuysanız, Küba -özellikle de Havana- Chevrolet, Ford, Pontiac, Buick, Dodge, Studebaker ve Plymouth marka otomobillerin sizin için geçit töreni yaptığı bir cennet!

Dünyanın pek çok köşesinde otomobil koleksiyonerlerinin gözdesi olan, genellikle sadece çok özel durumlarda yollarla buluşan 1950’lerden -hatta daha öncesinden- kalma ve çoğu zaman “almendrones” zaman zaman da doğrudan “máquina” denilen bu araçlar sadece ülkenin kentsel dokusunun değil, sosyal, siyasal ve kültürel yaşamının da bir parçası.

Peki Küba’da neden bu kadar çok klasik otomobil mevcut? Havana sokakları neden tekerlekli bir müzeyi andırıyor? Bu soruların yanıtı Küba’nın tarihi ve dünya siyasetiyle yakından ilişkili. 

Küba’nın otomobil tarihi

Küba, hiçbir zaman bir otomobil endüstrisine sahip olmadı. Küba’ya ilk otomobil, 1898’deki İspanyol-ABD savaşı esnasında az bilinen bir markası olan La Parisienne‘di. Saatte 10 km hız yapabilen ve Jose Muñoz’a ait olan bu otomobil kısa sürede Küba’nın zenginlerinin bir otomobil edinme yarışına girmesini tetikledi. 1903 yılına gelindiğinde Havana’da otomobil sahiplerinin üye olduğu prestijli bir Otomobil Kulübü dahi kurulmuştu.

Küba’ya ithal edilen otomobillerdeki Avrupa ağırlığı, Küba’nın İspanyol sömürgesi olmaktan çıkışı ile kökten değişen politik atmosferine ve Amerika kıtasında gelişen otomotiv endüstrisine paralel olarak yerini ABD’ye bıraktı. 1919’a gelindiğinde Küba, ABD’nin Latin Amerika’daki en büyük otomobil pazarı haline gelmişti. Hatta tüm dünyada kişi başına düşen araç sayısının en yüksek olduğu ülkelerden biriydi. Klasik tutkunlarının yakından bildiği ve Küba’da duyulan sempatiyi göstermek amacıyla “fotingo” (külüstür) adını almış olan Ford’un T Model araçları Havana sokaklarını dolduruyordu. 

Küba, bu şekilde, 20. yüzyılın ilk yarısında ABD’li otomobil üreticileri için bir deneme pisti haline geldi. Ford, Chevrolet, Cadillac ve Chrysler gibi pek çok marka, yeni modellerini ABD’de satışa sunulmadan önce Küba’da görücüye çıkarıyordu. 

1956 yılına geldiğimizde Küba’da 140 bin otomobil mevcuttu ve bunların 90 bini Havana sokaklarında dolaşıyordu. 

1959 Küba Devrimi ve ABD Ablukası

1959’da gerçekleşen Küba Devrimi’nin ardından ABD’nin fiili sömürgesi olmaktan çıkan Küba’nın siyasal tercihini sosyalizmden yana yapmış olması, Soğuk Savaş sürecinde Latin Amerika’yı arka bahçesi olarak görmek isteyen ABD için kabul edilemez bir durumdu. Hele ki Florida sahilinden sadece 180 km uzakta bulunan bir adada…

ABD’nin Küba’ya dönük saldırgan politikası kısa sürede askeri düzlemde Domuzlar Körfezi’nde olduğu gibi işgal denemelerine iktisadi düzlemde ise adaya dönük ticari ambargo biçimini aldı. Küba’ya dönük ambargo zaman içinde Küba’nın “tarihin en uzun süren soykırımı” dediği amansız bir ablukaya dönüştü. Bu koşullar altında Küba’ya yeni Amerikan otomobillerinin ithal edilmesi hatta eskileri için yedek parça sağlanması dahi imkansız hale geldi.

Eski Amerikan otomobillerine 1970 ve 1980’lerde Sovyetler Birliği ve diğer Varşova Paktı ülkelerinden gelen otomobiller eklendi. Yine özel meraklıları olan Lada’lar, Moskviç’ler ve Škoda’lar, Volga’lar Küba sokaklarıyla buluştu. 

Tamircilik mi sihirbazlık mı?

Bugün Küba sokaklarında dolaşan 170 bin “vintage” araç olduğu tahmin ediliyor. Bunların 60 bini klasik Amerikan otomobilleri. Nesilden nesile miras kalan bu araçların yaklaşık yarısının 1950’lerden, %25’inin 1940’lardan yaklaşık %25’sinin de 1930’lar ve daha öncesinden olduğu tahmin ediliyor. Durum böyle olunca, bu araçların -özellikle turizm sektöründe kullanılanların- parlak renklerini ve cilalarını korumak belki de düşünmeniz gereken en basit sorunlardan biri oluyor. Bu nedenle özellikle Havana’da dolaşırken göreceğiniz yaygın manzaralardan biri de kaputu açık bir klasik otomobilin motoruna doğru eğilmiş yahut vücudunun üst kısmı aracın altında, bacakları dışarı uzanan insan ya da insanlar oluyor… 

Küba’da yaşları 70 ile 100 arasında değişen bu araçların yedek parça yokluğunda hala çalışır durumda olması en büyük bilmecelerden biri. Bunun nasıl mümkün olduğunun yanıtı Kübalı yaratıcılığında gizli… Kübalı otomobil tamircileri bir yolunu buluyorlar. Bazen başka araçlardan (genellikle Lada’lardan ya da Volga’lardan) aldıkları parçaları kullanıyorlar, bazen bir eski bir çamaşır makinesinden buldukları bir parçayı modifiye ediyorlar, bazen de bir metal parçasını eğip bükerek, Zihni Sinir projelerini andıran dolayımlarla bu araçları çalışır kılıyorlar. 

Bu nedenle Kübalı otomobil tamircilerinin yaptıkları tamircilikten ziyade sihirbazlığa benziyor. 

Bu sihirbazlığın bir diğer boyutu da yakıt tüketimine ilişkin… Klasik Amerikan otomobillerinin yakıt tüketimi günümüzdeki motorlu araçlardan ancak bir tankla karşılaştırılabileceği için araçların orijinal motorlarının korunması tercih edilmiyor. Üstelik benzinin litresinin maliyeti mazotunkinin yaklaşık iki katı olduğu için araçların motorları genellikle dizel motorlarla değiştirilmiş oluyor. Bu işlem Kübalıların araç mekaniği ve maliyet konusundaki kimi sorunlarını çözse de hava kirliliği açısından adaya bir külfet getirdiği açık. 

Kentte bir tur atın

Klasik otomobillerle yapılan Havana turlarının fiyatı seçtiğiniz araca, güzergaha ve süreye göre değişiklik gösteriyor. Genellikle saati 30 CUC ile 50 CUC arasında değişen bu turların unutulmaz sizin için unutulmaz anı olacağından kuşkumuz yok. 

Bu araçlardan bir nebze daha kötü durumda olsa da özel taksiler de genellikle klasik otomobiller oluyor. Bu araçlarla Havana’ya görece yakın bölgelere ya da kentlere (Las Terrazas, Viñales, Varadero) seyahat edebilirsiniz. Bu seyahatlerin fiyatları alacağınız hizmetin niteliğine göre değişse de günlük bir tur olarak kurgulayacak olursanız, örneğin Viñales’e yapacağınız bir seyahatin, yaklaşık 100 CUC’a mal olacağını söylemek mümkün.