Meksika’da mutlaka ziyaret etmeniz gereken bir müze: Ulusal Antropoloji Müzesi

Aytek Soner Alpan /26.10.2021

Meksiko, yalnızca Meksika’nın değil Latin Amerika’nın en büyük ve en eski kenti. Bu metropolün merkezinde yürürken kafanızı çevirdiğinizde yüzlerce yıl öncesinin kalıntılarına rastlayabildiğiniz, Kolomb-öncesi dönemin kalıntılarının gündelik hayatın içine kadar süzüldüğü devasa bir kentten bahsediyoruz. Günümüzde Meksika’nın başkenti olan Meksiko, sömürgecilik öncesinde Aztek medeniyetinin kültürel ve ticari merkezi olan Tenochtitlan’ın sınırları içinde bulunuyordu. Durum böyle olunca, Meksiko hem tarihi kalıntılar hem de bu kalıntıların bir bölümünün sergilendiği müzeler açısından oldukça zengin bir kültürel merkez. Günümüz Meksika kültürünü “mestizo” yani yerli kültürle İspanyol kültürünün sentezi olarak gören Meksikalılar geleneksel olanla modern olanı terkip etmekte son derece başarılılar.

Meksiko’daki favori müzemiz, hiç kuşkusuz, Chapultepec’te bulunan Ulusal Antropoloji Müzesi (MNA)… Eğer Meksiko’ya gitmişken sadece bir müzeye gidebilecekseniz, o müze bu olmalı. Meksiko’daki favori müzemiz, hiç kuşkusuz, Chapultepec’te bulunan Ulusal Antropoloji Müzesi… Dünyanın en iyi müzeleri arasında kabul edilen MNA, Mezoamerikan kültürlerine ait kalıntılara ev sahipliği yapan en büyük müze. Amerika kıtasına insanların yerleşiminden günümüze dek uzanan geniş bir zaman skalasına ait on binlerce fosil, eser ve kalıntının sergilendiği müzenin koleksiyonunda çeşitli efsanelere konu olan Güneş Taşı gibi dünyaca ünlü eserler de bulunuyor. Yapı kompleksinin kendisi de mimari açıdan bir şaheser olduğu için dünya üzerinde gezmekten en keyif aldığımız müzeler arasında.

Müzenin ferahfeza fuayesinden geçtikten sonra çıktığınız merkez avluda sizi dev bir “şemsiye” karşılayacak. Genellikle “Paraguas” adı verilen bu yapı, bir mimarlık ve mühendislik harikası. Dünyadaki en büyük askı tavan olma özelliğini taşıyan Paraguas, 4400 metrekarelik dev bir yapı. 30 metre yüksekliğinde ve 3 metre çapında merkezi bir sütundan sarkan şemsiye, 80 çelik halatla havada asılı duruyor. Merkezdeki sütunun üzerinde Meksika kültür ve sanatını yansıtan rölyefler bulunmakta ve bu sütun Orta Amerika yerlileri tarafından kutsal kabul edilen ceiba ağacını sembolize etmektedir.

Paraguas’ı ayrıca anlatmak üzere müzeye geçelim:

Müzenin ilk galerisi, Amerikalara insan göçü, Amerikaların yerli toplumlarının oluşumu ve bu kıtaların antropolojisine dair bir giriş niteliği taşıyor. Burada, yerli toplumların yaşayış ve ekonomilerine dair modellerin yanı sıra Meksika’da bulunmuş fosilleri de görmeniz mümkün.

Ardından MNA’nın ana koleksiyonunu gezeceğiniz galeriler başlıyor. Bu galeriler dönem ve kültüre göre organize edilmiş durumda. Merkezi Plato adı verilen Meksiko civarını kapsayan bölgedeki pre-klasik dönem, asla kaçırmamanız gereken Teotihuacan galerisi ve epiklasik döneme ayrılmış Toltekleri anlatan galeri. Bundan sonra ise, müzenin belki de en meşhur parçası olan Azteklere ait Güneş Taşı’nın (Piedra del Sol) sergilendiği Meksika galerisi geliyor. Doğru bir rehber ve tur lideri ile Güneş Taşı önünde tüm Aztek kültürü ve hakkında çokça söylenti bulunan bu taşın gerçek anlamı üzerine uzun dakikalar boyunca sohbet edebilirsiniz.

Aynı galeride İspanyol işgali döneminde Aztek imparatoru olan II. Montezuma’nın quetzal tüylerinden ve değerli taşlardan yapılma “tacını” da görmeniz mümkün.

Sol taraftaki galerilere devam ederseniz burada da Oaxaca ve Meksika Körfezi’nde yerleşik kültürlere ait kalıntıları görebilirsiniz. Mayalara ayrılmış galeri de müzenin bir başka kaçırmamanız gereken kısmı. Bu galeride Palenque Kralı Pakal’ın cenaze maskesini göreceksiniz.

Eğer zamanınız ve enerjiniz varsa, üst kattaki galerilere de çıkmanızı mutlaka öneriyoruz. Meksika’da nüfusları 15 milyonu aşan 60’tan fazla farklı dilin konuşulduğu günümüz Meksikası’nın yerli evrenine giriş yapmış olacaksınız.

Müzenin dış girişinde bir havuzun içine yerleştirilmiş Tlaloc heykelinin öyküsünü ayrıca, başka bir blog yazısında anlatacağız.

Müzenin fuayesindeki hediyelik eşya mağazası ise bir nebze pahalı olsa da uğramadan geçmemeniz gereken, özgün ve kaliteli hediyelik eşyalar bulabileceğiniz bir yer. Kitaplardan kahveye, müze koleksiyonundaki eserlerin replikalarına kadar pek çok hediyelik alabilirsiniz.

________

Güncel ziyaret gün ve saatleri: Salı-Cumartesi, 10:00 – 17:00

Müzede kişisel amaçlarla fotoğraf makinesi kullanılması serbesttir. Ancak müze içinde tripod vs. gibi çekim ekipmanlarının kullanılması izne ve giriş ücretine ek olarak tahsil edilen bir ücrete tabi. Benzer şekilde video kamera ile çekim yapmak da izin ve ek ücret gerektiriyor. Ticari amaçlarla çekim yapmak da özel izne tabidir.